Ayna
Aynadaki akis gibiydi aşk! Ben gülüsüyorsam sen de mutluydun....üzgünsem camın diğer yüzünde de gözyaşı vardı... Aslında hayat kadar pislikmiş aşk... Huzurumu paylaşmak için yanına gittiğimde, karşımda kendi çizdiğim toz pembe buluttan başka birşey bulamadım. Ve asla tahmin edemedim ben sana gülümserken senin kime parladığını.... Bir okadar da yalanmış aşk.... Sonsuza kadar yanında olamasam bile gözümü senden ayırdığımda, senin nereye baktığını asla bilemedim. Yansıttığın ışığı kendi ışığım zannettim ve aLdandım.... Ve her aşk gibi ayna da zamanla karardı.... Gülümsememe denk gelen kısım bozuldu artık...Benimle gülmedi... Hiçbir şey düzgün olamazdı artık. O eski samimiyet kalmadı. Kiloluysam zayıf, güzelsem çirkin göstermeye başladı... O kadar yalancıydı yani... Ve bir o kadar da tutarsız. Bir anında söylediğini bir diğeri tutmaz oldu.... Er ya da geç bir gün kırıldı ayna/aşk. Her parçasında seninle geçen bir anı taşıdı. İlk panikle asla eskisi gibi olamayacağını bile bile topladım kırıkları.... Sana adanan altı yılamı, yoksa senin getireceğin uğursuz altı yıla mı üzüleceğimi bilemedim... Telaşla birleştirmeye çalıştım. Ellerim titredi çöpe atamadım... Aylarca kanayan kalbim çıkacak bir delik bulamadı... Yerdeki cam parçaları asla temizlenmedi. Her adım attığımda kanattı sana gelen ayaklarımı.... Ama bak işte yaralarım hala taze, hala ben de.... Kanımın kokusu da senin teninde.....

Yorumlar

Yorum yaz

Ayna

Yorum yaz