Evrim
O ince sızı bir nehir boyu geçiyor gözlerimden,yüzündeki o erişilmez güzellik ruhumu serinletiyor...Parçalara ayırdığın kalbimi tekrar toplayıp yapıştırıyorum,artık eskisinden daha değerli çünkü her bir parçası senden bir iz taşıyor... Ben kalbimi gerçeklerden arındırıp sevdim seni,umut etmeden beklemeden sevdim.., Ama başımı ellerimin arasına alır gelirdim senin yanına ,o an avuçlarım terler,kalbimdeki çatlaktan sızan ışık,vurgun olduğum o güzel yüzünü aydınlatırdı,... gözlerin o kadar derinden bakardı ki ruhum delik deşik olurdu , ölüm yılgın bir gölge gibi yayılırdı önüme ,güneş beni ayaklarının altına alırdı...sessizce direnmeye çalışırdım , orada tam karşında,gri beton,sarı maden ve soğuk yalnızlığın ortasında sağır sözlerini beklerdim... Uzatsam elimi tutmazsın biliyorum,çünkü elerim yok,seni iliklerine kadar ıslatan o küflü yağmur ellerimi çürütüyor...Kısa bir süre dalgınlığına verip dudaklarımı kalbine kenetlemeye yelteniyorum...İtiyorsun...İşte o andan sonra başlıyor yaramdan akan ılık kanla konuşmalarım.Hiç olmazsa bir kez sarılmak istiyorum sana , başımı göğsüne dayayıp kalp atışlarını içime çekmek istiyorum, avuçlarımdaki teri ,avuçlarına silmek istiyorum, içimdeki boşluğun ruhumu nasıl deldiğini göstermek için , son bir gayretle bütün gücümü toplayarak yürüdüm sana doğru,.. Gözlerimi kapatıp seni düşünüyorum , ellerindeki bedenindeki titremeyi buradan görebiliyorum...O incecik sızının son bulduğu ırmakta içimdeki çocuğu boğuyorum,cansız bedenini,tek kanadı kırık güvercinler uğurluyor yüzümden kalbine...Ağıtların ardından açıyorum gözlerimi,içimdeki ateş yüzünü aydınlatıyor sessizce seni görmeye çalışıyorum, oradasın güneşin hemen arkasında, bütün güzelliğinle,meleklerin bakışları altında ,ilk kez ellerini kaçırmıyorsun benden...Nefesimi tutup başımı göğsüne yaslıyor kalp atışlarını içime çekiyorum...Kalp atışların gürül gürül çağlayan bir şelale gibi,beni dağının eteklerine çağırıyor,beni soluksuz bırakan sevdam zincirlerini kırıp teninle buluşuyor...

Yorumlar

Yorum yaz

Evrim

Yorum yaz